Faydalı Bilgiler


VİRÜSLE BAKTERİ FARKINI ÖRNEKLERLE ANLATMAK İSTİYORUM. BENCE ÖNEMLİ…
BUNU LÜTFEN ÇOCUKLARINIZA BU ŞEKİLDE ÖRNEKLEYEREK ANLATIN. SADECE “ELLERİNİ YIKA” DEDİĞİNİZDE KONUNUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYABİLİRLER.

Bakteriler canlıdır. Virüs canlı değildir, ölü de değildir. “Uygun koşullarda canlanabilen” bir varlıktır.
Bu ne demek?
Basitçe şöyle düşünelim:
Bakteri diyelim ki “fare” olsun.
Virüs de bir “yumurta”.
Fare canlıdır. Yumurta canlı değildir. Ama döllenmişse, uygun sıcaklıkta, uygun sürede bekletilirse civcive dönüşür, yani bir canlı olur.
Yine fareye, yani bakteriye dönelim:
Fare, fare zehiri ile öldürülebilir. İşte bu “antibiyotik”.
Fareye fare zehiri verirseniz ölür. Ama yumurtanın üstüne fare zehiri dökerseniz hiç bir şey olmaz. Yani antibiyotikler virüslere etki etmez.
Fareyi bir kutuya kapatıp aç-susuz bırakırsanız ölür.
Yumurtayı bir kutuya kapatsanız haftalarca bozulmadan durabilir.
Yani eğer bağışıklık sisteminiz güçlüyse belli bir süre sonra bakteriler kendiliğinden ölecektir.
Ama virüsler, her şeyin içinde ya da üzerinde çok uzun süre bozulmadan yumurta gibi bekleyebilir ve vücudumuza girdiği andan itibaren 4-14 gün içinde canlanır.
Şimdi bir diş macunu reklamını hatırlamanızı istiyorum:
İki kap sirke içine iki yumurta koyuyorlardı, birisini bilmemne marka macunla fırçalıyorlardı, diğer yumurta eriyordu ama bizim macunla fırçalanan yumurta sağlamdı, hatırladınız mı?
İşte o deneydeki sirke, yumurtanın kabuğundaki kalsiyumu çözündürüyordu. Bizim elimizdeki virüsün kabuğunu çözündürebilen şey sirke değil “sabun”. Sabun virüsün kabuğunu eritiyor. Kabuğu eriyen virüs ölüyor. Sabunun kabuğu eritebilmesi için en az 1 dakika kabukla temas etmesi gerekiyor. Süreyi anlamak için elinizi sabunlarken, kendi adınız ile “İyi ki doğdun” şarkısının tamamını söyleyin. Süre bu. Sıvı sabunlarda süre uzuyor. En iyisi katı sabun.
Alkol de virüsün kabuğunu çözündürüyor, ama sabundan farklı olarak; o boş kabuktan kurtulamıyorsunuz, elinize yapışık halde kalıyor. Evet, artık zararsız ama yine de elinizde virüs kabuklarıyla dolaşmak istemezsiniz. Örneğin dışarıda alkolle elinizdeki virüsü öldürdünüz, ilk fırsatta yine sabunlayın ki su kabukları da alıp götürsün.

BUNU LÜTFEN ÇOCUKLARINIZA ÖRNEKLEYEREK ANLATIN. SADECE “ELLERİNİ YIKA” DEDİĞİNİZDE KONUNUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYABİLİRLER.
Mustafa Alkan (biyolog)



  • Ocak 2020’den itibaren ülkemiz ve dünya gündeminde ön sıraya yerleşen Coronavirus bugüne kadar, 118 ülkede, 119 bin kişide görüldü. Seyrinin ve ölüm oranlarının net görülebilmesi, tedavi yollarının olması nedeniyle korkulacak bir hastalık değildir. Alacağınız önlemler sizi koruyacaktır. Panik değil önlem kurtarır.
  • Hastalık ilk olarak Çin’in Hubei Eyaleti, Wuhan şehrinde, 31 Aralık 2019’da bildirilmiş ve bugüne kadar 46 ülkede daha görülmüştür.
  • Vakalar ateş, solunum sıkıntısı ve kuru öksürük şikâyetleri ile gelerek görüntüleme ve laboratuvar incelemeleri ile doğrulanmaktadır.
  • Şu ana kadar bildirilen ölüm vakaları genellikle ileri yaştaki bireyler ya da eşlik eden sistemik hastalığı olan bireyler olmuştur. Genel ölüm oranı % 2 civarındadır. 9 yaşın altında ölüm yoktur, 50 yaşın altında ise oran binde dörttür.
  • Bugüne kadar doğrulanmış vakalar çoğunlukla Çin’den bildirilirken son günlerde Çin’deki vakaların iki katı diğer ülkelerden bildirilmektedir.
  • Hastalık insandan insana bulaşma özelliğine sahiptir. Bulaşma hızı suçiçeği hastalığında olduğu gibi yüksek değildir.
  • Esas olarak damlacıkla bulaştığı için hasta kişi ile bir metre mesafe gibi yakın temas gerektirir.
  • Hastalık bulaştıktan sonra ateş ve solunum sıkıntısı gibi belirtilerin ortaya çıkması için gereken süre 2-20 gün arası değişmektedir ama genellikle 14 gün içindedir.
  • Coronavirüs, hasta kişilerin hapşırık ve öksürük ile havaya saçtığı damlacıklardan bir metre çevresindeki kişilere, havadaki damlacıkların solunumla alınması veya damlacıkların yere inerken düştüğü yüzeylere (kapı kulpu, asansör düğmesi gibi) dokunulmasıyla, ellerle ağız ve gözlere dokunulmasıyla bulaşabilir.
  • son olarak hijyen ve temizlik kurallarına dikkat eden sağlı

 

Corona Virüs Korunma Yolları

  • Sağlıklı kişilerin açık havaya çıktıkları zaman maske ile solunum yollarını kapatmaları koruyucu değildir.
  • Alerjik bile olsa öksürük, hapşırığı olan ve ateşli kişilerin toplu alanlara girecekleri zaman maske kullanmaları çok daha önemlidir.
  • Kapalı alanlarda çok sayıda kişi ile bir arada bulunacak kişilerin maske takmaları, olası hasta ile karşılaşma açısından anlamlı olabilir.
  • Yüzeylerden bulaşmanın önemi daha çok anlaşıldığı için evinden dışarı çıkan herkesin ortak alanlarda yüzeylere dokunduktan sonra yüz, göz ve ağızlarına dokunmamaya özen göstermeleri çok önemlidir.
  • Dışarda zaman geçiren herkesin sık sık ellerini yıkamaları, su ve lavaboya ulaşamama durumunda alkol ile (en kolay bulunan % 60’lık kolonya) el dezenfeksiyonu yapmaları, hasta kişilerle karşılaştıkları zaman daha çok ellerini yıkamaları koruyucudur.
  • Ilık su ile boğaz gargarası yapılması ve bol ılık sıvı tüketilmesi virüsün yerleşmesini engelleyebilir.
  • İyi beslenme, açık havada bulunma, kapalı alanların havalandırılması, egzersiz, uyku düzenine dikkat edilmesi genel sağlığın artması ve virüsün yerleşmesinin azalmasına etki eder.
  • Dar alanda bulunmayı arttırdığı için mümkün olduğunca asansör yerine merdiven kullanımı daha güvenlidir.
  • Hastalık belirtileri başladığı zaman mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmak giderken de maske takmak çok önemlidir.
  • sağlıklı günler dileklerimle….


Günümüzde, ışığa dayalı epilasyon için geniş bir yelpazeye yayılan cihazlar ve salon hizmetleri mevcuttur.  Tüm yöntemler cildinizin pürüzsüz ve tüysüz olmasını sağlar. Peki lazer ve IPL (Yoğun Darbeli Işık) epilasyon yöntemleri arasında nasıl karar verilebilir? Salona gitmek daima gerekli mi yoksa bunu evde kendiniz aynı derecede etkili biçimde gerçekleştirebilir misiniz?

Lazer ile IPL epilasyon arasındaki fark

Lazer ile IPL arasındaki temel fark ışık tipidir. IPL (Yoğun Darbeli Işık) geniş bantlı, darbeli bir ışık kaynağıdır. Lazer ise tek renkli, tutarlı bir ışık kaynağıdır. Her iki yöntem de kıl folikülündeki melanini hedef alır ve her ikisi ile de kalıcı sonuçlar beklenebilir. Profesyonel lazer tedavisi daha seçici bir biçimde etki gösterir ve bu nedenle çok yüksek düzeydeki enerji çevredeki ciltten ziyade kıl folikülüne odaklanır. Dolayısıyla, Profesyonel lazer daha hızlı sonuçlar sağlamanın yanı sıra daha koyu renkteki tenlere de uygundur. Enerji, sıklık ve tüy rengi, tedavinin etkililiğini belirleyen faktörlerdir. Öte yandan, ışık kaynağı ve bu kaynağın lazer mi yoksa yoğun darbeli flaş ışığı mı olduğu bu süreçte küçük bir rol oynar.

Braun IPL veya Lazer epilasyon

Tek renkli, tutarlı Lazer ışığı kaynağı                   IPL Geniş Bantlı darbeli ışık kaynağı

Günümüzde bir çok firma tarafından evlerde kişisel olarak alınıp kullanılabilecek türde IPL cihazlar satmaktadırlar. Fiyatları yaklaşık 1000-2000 TL arasındadır. Ancak salonların kullanmış oldukları cihazlar 150 000 – 200 000 TL arasında olup güç ve teknoloji açısından farklılıklar sunmaktadır.

iyi günler dileklerimle…

 

 



  • Kadınlar evde sık sık ellerinin suyla temas etmesini gerektiren işler yaparlar. Tırnaklar suyla fazla temas sonrasında yumuşar ve kırılmaya daha meyilli olur. Bu yüzden suyla temas etmeden önce koruyucu bir eldiven takmak gerekir.
  • Islak kalan tırnaklarda birçok tırnak hastalığı gelişebilir ve bu da estetik açıdan rahatsız edici görüntüler yaratabilir. Bu yüzden eller yıkandıktan sonra kurulanırken, tırnakların da güzelce kurulanması gerekir.
  • Fazla uzun tırnaklar hem tırnak hastalıklarına hem de kırılmalara karşı daha hassastır. Bu sebeple tırnaklar düzenli olarak kısaltılmalı, uzun kullanılacaksa da bakımları doğru bir şekilde yapılmalıdır.
  • Tırnaklarda ortaya çıkan saralmalar, kırılmalar ve çatlamalar çoğu zaman önemsenmez. Fakat bu belirtiler önemli bir hastalığın habercisi olabilir. Bu yüzden bu belirtiler görüldüğünde bir doktora başvurarak tıbbi görüş alınmalıdır. Erken müdahalede tırnak sorunları büyük ölçüde engellenebilir. Fakat bunun yerine çeşitli ürünlerle bu sorunları kamufle etmek yoluna gidilirse, hastalığın ilerlemesi durumunda tanının doğru olarak konması da zorlaşır.
  • Piyasada her türlü tırnak bakım ve süsleme ürününü bulmak mümkündür. Fakat her ürün sağlığa uygun olarak üretilmemiş olabilir. Ayrıca sedef, liken, lupus gibi bazı deri hastalıklarında kullanılan güzellik ürünleri bu hastalıkların daha fazla tetiklenmesine neden olabilir. Dermatolojik olarak onaylanmış ürünleri kullanmak önemlidir.
  • Ojelerin temizlenmesi için kullanılan asetonlar haftada bir kereden fazla kullanılmamalıdır. Asetonlar tırnağın dokusunun bozulmasına yol açabilir.
  • Tırnak çevresinin de sağlıklı görünmesi önemlidir. Bu yüzden tırnak çevresi için özel olarak üretilen yağlardan kullanılmalıdır.


Hem sağlığımızı hem de güzelliğimizi yansıtan, dış ortamla vücudumuz arasında bariyer görevi gören deri, mevsimsel değişiklerden direkt olarak etkilenir. Zorlu kış koşullarında, ısının düşmesi, soğuk ve rüzgarlı hava, derinin yeteri kadar nemlenmesini engeller. İç mekanda ise ısıtma sistemlerinin ortamın nemini azaltması, kalın yorgan ya da elektrikli battaniye kullanmak ve pencereleri sıkı sıkıya kapalı tutmak deriyi susuz bırakır.

Cildiniz pul pul dökülmesin

Kış aylarında daha hassas hale gelen, dayanıksızlaşan deri, soğuk havalarda kan dolaşımının da yavaşlaması sonucunda kuruyabilir, pul pul olabilir, çatlama eğiliminde, daha gergin, kaşınan, kızaran ve kabalaşan bir hal alabilir. Eğer kişi genetik olarak hassas bir deriye sahipse bu bulgular daha da abartılı bir şekilde görülür. Ayrıca bu insanlar için atopik egzama, sedef hastalığı, pruritus, kserotik egzama gibi deri hastalıklarının başlaması söz konusu olur.

 

Deri ruhsal olarak da kış koşullarından etkilenir

Deri, sert kış koşullarından fiziksel olarak etkilendiği gibi, ruhsal olarak da etkilenir. Kışın gelmesi hafif bir depresyona, harekette kısıtlılığa, metabolizmada yavaşlamaya yol açar. Bunların sonucunda ışıldaması azalmış, matlaşmış, tonunu kaybetmiş, gözenekleri genişlemiş ve komedonları artmış bir cilt ortaya çıkar.

 

Kış mevsiminde de sağlıklı ve güzel bir cilt mümkün

Tüm bu olumsuz şartlara rağmen, yaptığımız şu yanlışların farkına varıp alışkanlıklarımızı değiştirirsek kış mevsiminde de ışıltılı, sağlıklı, nemli bir cilt ile daha iyi bir görüntü ve daha iyi bir ruhsal duruma sahip olabiliriz.

 

Sık ve çok sıcak su ile yıkanmayın

Sıklıkla yıkanmak ve yıkanırken çok sıcak su kullanmak deri yağlarını azaltarak derinin daha fazla kurumasına neden olur. Deri kaşınır, kızarır, hatta kuruluk egzaması gelişebilir.

 

Banyo sırasında ve sonrasında kremli ürünler kullanın

Banyo sırasında kullanılan ürünlerin kremli olması, özel banyo yağlarının kullanılması ve banyo sonrasında deri nemli iken bir nemlendirici balsamın tüm vücuda uygulanması cilde ihtiyacı olan nemi kazandıracaktır.

 

Kış güneşinden de korunun

Soğuk havadan daha az etkilenmek için, dışarı çıkarken,  güneş koruyucu özelliği olan bir nemlendirici kullanılmalıdır. Ayrıca mümkün olduğu kadar açıkta kalan bölgelerin şapka, gözlük, eldiven, atkı ile örtülmesi gerekir.

 

Ellerinize özen gösterin         

Hem yaşlanmasını engellemek, hem de gelişebilecek el egzamalarını önlemek amacıyla sık suya maruz kalan ellerimizi günde 5-6 kez yağlandırıcı ürünlerle nemlendirmek, ev işlerini egzama eldiveni ile yapmak doğru olacaktır.

 

Dudak kuruması ve çatlamasını önleyin

Dudaklarımızı günde 4-5 kez uygulayabileceğimiz vazelinle nemlendirmek kurumalarını ve çatlamalarını önleyecektir.

 

Beslenmenize dikkat edin

Bol su içmek, taze meyve ve sebze tüketmek, ceviz, fıstık, fındık, kuru kayısı ve havuç yemek cildin ekstra nemlenmesini sağlayacaktır.

 

Yünlü ve sentetik kıyafetlerin deriye direkt temasını engelleyin

Yünlü ve sentetik kıyafetlerin deriye direkt temasını engellemek kaşıntı ve kuruluğu azaltacaktır.

 

Hekiminize danışarak cildinize uygun nemlendiriciyi seçin

Yüzdeki kuruluk, gözaltındaki morluklar, torbalaşma ve matlaşma kişiyi daha yaşlı göstereceğinden uygun bir nemlendirici kullanmak vazgeçilmez olmalıdır. Kişinin deri özelliğine göre kullanılacak nemlendirici seçimi mutlaka hekime danışılarak seçilmeli, uygun olmayan ürünlerin deriye daha da zarar vereceği unutulmamalıdır.

 

Her kış kimyasal peeling tedavisi uygulayın

Her kış uygulanacak kimyasal peeling tedavileri cilde canlılık verirken, ölü tabakanın atılmasını sağlayarak alttan daha taze ve canlı, pürüzsüz bir deri elde etmek için uygun bir tedavi yöntemi olacaktır.



Epilasyon; Buz epilasyon yöntemi ile, her mevsim yaptırılabilmektedir. Bronzluk ya da güneşe çıkmak, buz epilasyonun etkinliğini azaltmamaktadır.

Önceki epilasyon yöntemlerinin; koyu ten renginde etkin başarı sağlayamadığı için yazın uygulanması önerilmemekteydi. Bununla beraber; başlığı ve gönderilen ışık yöntemleri sebebiyle güneş lekeleri söz konusu olabilmekteydi. Bu sebeple de güneş etkilerini minimum seviyede tutmak için epilasyon yöntemi en çok kış döneminde tavsiye edilmekteydi.

Dünyada yirmi yılı aşkın süredir uygulanan epilasyon sistemlerinin etkili ve güvenli olması için cilt rengi, kıl rengi, kalınlığı ve yoğunluğu oldukça önemlidir. Bu özellikler göz önüne alınarak doz ve uygulama yöntemi, seans aralıkları belirlenmektedir.

epilasyon, istenmeyen tüylerin kalıcı olarak yok edilmesi için  bir yöntemdir. Milisaniye seviyesinde cilde uygulanır. İşlem yalnızca kıl kökünü hedefler. Bu sayede cilde hiçbir şekilde hasar vermez. Kıl kökündeki pigmentleri hedef alan işlemler, ısıya dönüşür ve kıl kökünü tahrip ederek kalıcı olarak tüylerden kurtulmayı hedefler.

Epilasyon yönteminden ağda, cımbız ya da jilet gibi yöntemler tercih edilmekteydi. Bu sorun teknolojik gelişmelerin ilerlemesiyle ortadan kalktı ve kalıcı çözümler bulundu. Buz ile epilasyonda, cilt rengi ya da kıl rengi ayırt edilmeksizin her özellikle renk ve kıl tipi için sonuçlar elde edilebilmektedir.

Telefon yada bizzat merkezimizi ziyaretinizde ayrıntılı olarak uzman personelimizce bilgilendirme yapılacaktır.



Hava değişikliği ne yazık ki cilde iyi gelmiyor. Ani sıcaklık düşüşüne karşı cilt farklı belirtilerle geri tepki verebilmekte. Güneşin yerini alan yağmur, çileğin yerini alan balkabağı… Bazı cilt problemleri de sağlıkla ışıldayan görünümünüzün yerini alabilir. Sonbaharda ortaya çıkan 5 cilt problemini ve çözümlerini araştırdık.

Cilt Kuruluğu ve Doku bozukluğu:

Soğuk hava ilk ve en çok cildin kurumasına ve dolayısıyla dokusunun bozulmasına sebep oluyor. Dolayısıyla yüzünüz kadar vücudunuzu da ihmal etmemeniz gerek. Yazın losyonlarla değiştirdiğiniz vücut bakım ürünlerinizi sığuk mevsimde krem formüllerden seçin. Bu havalarda her ne kadar sıcak bir duş iyi hissettirse de, yüksek ısı cildin iyice kurumasına sebep olabilir, bu yüzden banyo rutininizi de daha ılık derecelerle yenilemekte fayda var.

Artan Kepek Sorunu:

Değişen iklimden saç deriniz de etkileniyor. Yazın daha yağlı olmaya meyilli olan saç derisi, bakteri ve mantar üretebilir ayrıca soğuk dereceler saç derinizi de kurutabilir. Tüm bu etkenlerle birlikte artan kepekler başınıza dert açabilir. Dönemsel kepekten kurtulmak için formülünde çinko piriton olan şampuanları tercih edin.

Çatlayan Dudaklar:

Dudak derisi göz çevrenizle birlikte yüzünüzdeki en hassas bölge olma özelliği taşıyor. Küçük değişimlerden bile etkilenen dudakların hava sıcaklığındaki dramatik düşüşlerden etkilenmesine şaşmamak gerek. Çatlayan ve acıyan dudaklarınız için gün içinde tazeleyeceğiniz bir balmı makyaj çantanıza atın. Ekstra bakım için akşamları eğlenceli dudak maskelerini de uygulayabilirsiniz.

Hassaslaşan Cilt :

Yüz bakımı mevsim geçişlerinde en çok dikkat etmeniz gerekenlerden. Hava değişimiyle kuruyan ve hassaslaşan cilt ortaya irrite olmuş, kızarık ve pul pul dökülen bir görünüm çıkarabilir. Nemlendiricinizi daha güçlü formüllerle yenileyerek ya da kurtarıcı maskelerden destek alarak acil yardım sinyali veren cildinizi sakinleştirebilir ve iyileştirebilirsiniz. Tüm bunların yanında cildinizi rahatlatacak ve şımartacak buhar banyoları da favorilerimiz arasında.

Ayrıca;

Dirseklerin arkasında ortaya çıkan pütürcükler (!) olarak da yapabiliriz. Daha çok mevsim geçişlerinde ve soğuk havalarda ortaya çıkan bu durum genetik de olabilir. Eğer bu doku bozukluğunu dönemsel olarak yaşıyorsanız cilt peelingi yapan salisilik asitli ürünlerden faydalanın. Akşamları uygulayacağınız bir miktar retinol de cilt dokunuzun düzelmesi için yardımcı olacaktır.

Kaynak:  https://vogue.com.tr adresinden faydalanılmıştır.


selülit-masajı.jpg

Eylül 25, 2019 adminEstetik Merkezi0

Kan ve lenfatik dolaşıma yöneliktir. Bu masaj deri altı kan dolaşımını aktive ederek dokunun canlanmasını sağlar. Dolaşım masajı deri altı kan dolaşımını iyileştirir. Özellikle de kanın bacaklardan göğüse doğru gitmesini sağlar. Belirli noktalara parmak basıldığında ve belirli lenfatik düğümler istikametinde hareket edildiği takdir de kullanılmış lenf atılıp yenilenir.

Uygulama süreci minimum 15, maksimum 25 dakikadır. Bu masajlar ürün takviyeli yapılırsa sonuç iki kat hızlanmış olur.

Elektro therapy uygulamanın temelicilt yüzeyi, cilt altı dokuları ve derin kas gruplarının yüksek frekanslı elektriksel uyarılarla aktive edilmesi esasına dayanmaktadır. Bu sebeble elektro terapi sadece incelme için değil selülit tedavisinde de kullanılabilen son teknolojıye uygun bir zayıflama tekniğidir.

Uygulama alanları göğüs, kalça, göbek, karın, basen, simit incelmesi ve zayıflaması…

Uygulama elektro terapide her seans ortalama 45 dakika kadar sürmekte olup, hasta elektro terapi seansına alınmadan önce bir takım testlerden gecirilir. Kişinin vücut yağlarının dağılımı ve yoğunluğunun tespit edilmesi sonrasında hangi elektro terapi uygulamasına alınacağı uygulamayı yapacak olan uzman tarafından kararlaştırılır. Elektro terapi tedavisi ortalama kişiye göre 10 ile 24 seansta tamamlanır.

Bizlere kalsa sabah uyandığımız andan gece yatana kadar çeşitli kremleri ve cilt bakım ürünlerini cildimize sürerek gün boyu kendimizi okşamamız gereklidir. Bunlardan başlıcaları gece kremi, gündüz kremi, göz altı torba gidericisi, göz üstü kırışıklık düzelticisi, siyah nokta tem izleyicisini sayabiliriz. Hayatın yoğun temposu içerisinde bazen bu ürünleri kullanma fırsatımız olmayabilir. size birkaç tüyo vermek istiyorum.

Sivilcelerin Kökünü Limonla Kurutun:

Bir parça pamuğa birkaç damla limon damlatıp yüzünüze sürerek sivilcelerin bir daha o güzel yüzünüze uğramamalarını sağlayabilirsiniz.

Bir Yumurta da Cildiniz İçin Kırın:

Omletiniz pişerken başka bir kaba fazladan bir yumurta daha kırın ve içine birkaç damla limon sıkarak karıştırın. Karışımı hiç beklemeden yüzünüze ve boynunuza sürün, cildiniz derlensin toparlansın.

Maden Sularını Dondurun ve Yüzünüze Sürün:

Gece yatmadan önce buz kalıbını maden suyuyla doldurun. Sabah uyandığınızda donmuş maden suyu küplerini yüzünüzde gezdirerek güne başlayın. Hem cildiniz hem de kendiniz için harika bir canlanma yöntemi.

Cildiniz de Bitki Çayı İçsin Biraz:

İçmek için hazırladığınız bitki çayı poşetini fincandan çıkarıp atmak yerine bir pamuğun üzerine koyun. Çayla yeterince ıslanan pamukla da yüzünüzü silin. Adaçayı, melisa, papatya, lavanta, biberiye, ne olursa. Gözenekleriniz de bitki çayı içsin, temizlensinler.

Oh Papatya, Yüzümün Hâline Bak!

Kuru papatyayı suda kaynatıp buharına yüzünüze tutarak ve papatya suyuna batırdığınız pamukla yüzünüzü silerek yüzünüzdeki kara lekeleri, yani siyah noktaları yok edebilirsiniz. Papatyayı kaynatmaya üşenenler poşet papatya çayı ile aynı işlemi yapabilirler.

Dudak Çatlaklarına Bal

Özellikle kışın kuru hava nedeniyle dudaklar çatlar. Bir parça balı dudağınıza çalarak dudaklarınızdaki çatlakları yok edebilirsiniz. İşin püf noktası ise balı yalamamak. Balı dudaklarınıza sürdükten 15 dakika sonra ılık suyla yıkamalısınız.

Evde Maske Hazırlamayı Gözünde Büyütenler İçin

Göz çevrenizde kırışıklıklar ve torbalar varsa, doğal malzemelerle basit maskeler hazırlamaya bile üşeniyorsanız ve illa da “Gidip kozmetik mağazalarından krem alıp sürerim, bu iş burada biter.” diyorsanız retinol içerikli kremleri tercih etmelisiniz. Retinol içerikli kremler, A vitamini takviyesi sağladıklarından pigment üretimine yardımcı olur, göz çevresinde kırışık ve torba oluşumunu engellerler.


WhatsApp chat
Telefon
Konum